MAXTR

http://www.max.tr.cc-Dini Sohbetler,Kişisel Gelişim,Öss/Oks Sınavlarına Hazırlık,Asr-ı Saadet

Çoklu Zeka-Alternatif Ve Kalıcı Öğrenme

Yazan: MAXTR Nisan 14, 2007

3.1. Çoklu Zekalar
3.1.1. Sözel-Dil Zekası (Okuma, yazma ve konuşma zekası)
Kelimelerle düşünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamları değerlendirme, kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikaye anlatma, gramer bilgisi, mecazi anlatım, benzetme, soyut ve simgesel düşünme, kavram oluşturma ve yazma gibi karmaşık olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir.
Bu zekası yüksek olan kişiler;
· Her hikayeyi, masalı, fıkrayı anlatır. İyi bir hafızası vardır.
· Kelime oyunlarını sever. İyi bir kelime hazinesi vardır.

  • Sözel olarak iyi iletişim kurar.
  • Öğrenmede daha çok kitaplar, teypler, yazma materyalleri, görüşme ve tartışmalar, konuşma ve dinleme materyallerine ihtiyaç duyar.
  • Farklı kelimeleri, sesleri, ritimleri dinler ve tepkide bulunur. Diğer insanların seslerini, dil üslubunu, okumasını ve yazmasını taklit edebilir.
  • Cümleleri dinler, yorumlar, farklı bir tarzda ifade eder ve söylediklerini hatırlar. Okuduklarını anlar, özetler ve kolaylıkla hatırlar.
  • Farklı zamanlarda, farklı amaçlar için, farklı gruplara etkili bir biçimde hitap edebilir. Dinleyicileri, konuşmaları ile etkiler.
  • Okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dil sanatlarında farklı yapılar oluşturabilir.
  • Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir.
  • Hikaye, şiir yazma gibi etkinliklerden zevk alır. Yeni dil formları oluşturur.
  • Etkili dinleme becerilerine sahiptir.

Öğrenme yolu: Kelimelerle oynayarak, yazarak, okuyarak, konuşarak, mizahı kullanarak, ikna ederek öğrenme.
Çalışma alanları:
Edebiyat, Yazarlık, Şair, Arşivcilik, hatip, Dil Bilim, Hukuk, Siyaset gibi alanlarda başarıyla çalışırlar (ilkbahar.k12.tr).
Sözel Dilsel zekayı geliştirmek için;
·Hoşlandığınız bir hikayeyi okuyun ve hikayenin sonunu kendiniz getirin.
·Başkalarının fikirlerini dinleyin ve onlarla bir tartışmaya girin.
·Her gün, yeni ve ilginç bir kelimenin anlamını öğrenin ve onu kullanmaya çalışın.
·Sizi en çok ilgilendiren ve heyecanlandıran bir konuda, bir söylev verin.
·Bir dergiye abone olun ya da günlük olaylarla ilgili izlenimlerinizi bir günlüğe yazın. (adana.meb.gov.tr).

3.1.2. Mantıksal-Matematiksel Zeka(sayı, anlama ve mantık zekası)
Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.

  • Nesnelerin nasıl çalıştığına dair sorular sorar.
  • Hızlı bir şekilde zihinsel matematik yapar. Matematik aktivitelerini, strateji oyunlarını, mantık bulmacalarını sever.
  • Yüksek düşünme tekniklerini kullanır. Zeka oyunlarında başarılıdır.
  • Deney yapma, sınama, sorgulama ve araştırmalardan zevk alır. Öğrenmede daha çok keşifler, düşünme, tümevarım ve problem çözmeden yararlanır.
  • Neden-sonuç ilişkilerini çok iyi kurar.
  • Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir.
  • Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır.
  • Hipotezler kurar ve sınar. Miktar tahminlerinde bulunur.
  • Grafikler ya da şekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar.
  • Bilgisayar programları hazırlar. Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.

Öğrenme yolu: Akıl yürüterek, soyut modelleri tasarlayarak, sayılarla düşünerek, ilişkileri ve bağlantıları kurgulatarak öğrenme.
Çalışma alanları:
Muhasebeci-satın alma, matematik ve mühendislik bilimleri, Bilim adamı, İstatistik, bilgisayar, ekonomi ve fen bilimleri alanlarında başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).
Matematiksel/Mantıksal zekayı geliştirmek için;
Hobinizin 4 ana noktasını belirleyin ve bu ana noktaların her biri altında 4 a!t başlık ve bu alt başlıkların her birinin altında da 4 alt nokta daha oluşturun.
·İki nesneyi kıyaslama ve karşılaştırma yoluyla çözümsel düşünme egzersizleri yapın. Örneğin bir daktilo ve bilgisayarın kendine özgü 4 özelliğini ve sonra da bu iki nesnenin ortak 4 özelliğini bulun.
·Genelde saçma olduğu düşünülen bazı konularda; gerekçeleri ile ikna edici bir açıklama yapın. Örneğin; futbolu basketbol topuyla oymamanın yararları, vb.
·“Bilimsel yöntem” kullanımı gerektiren bir projede yer alın. Eğer bir aşçı değilseniz yemek yapmaya, tarifin en başından başlayın (adana.meb.gov.tr).

3.1.3.
Görsel-Uzaysal Zeka
(Resim, renk ve şekil zekası)
Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesneleri algılama ve muhakeme etme becerisidir.
· Resimler ve şekillerle düşünür. Hayalinde gördüğü resimleri anlatabilir.
· Harita, tablo ve diyagramları anlayabilir.
· Çok hayal kurar. Sanat ve Proje aktivitelerini, görsel sunuşları sever.
· Okurken kelimelerden çok resimlerden anlar. Tasarım, çizim ve görsellikten zevk alır.
· Öğrenmede daha çok sanat, video, filmler, bulmacalar ve haritalardan yararlanır. · Kolaylıkla yön bulma becerisine sahiptir.
· Dinlediklerinden zihinsel objeler hayaller, resimler üretir. Öğrendiği bilgileri hatırlamada bu zihinsel resimleri kullanır.
· Üç boyutlu ürünler hazırlamaktan hoşlanır. Origami ve maketler hazırlar.
· Bir objenin farklı açılardan perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandırabilir. Öğrendiği bilgileri somut ve görsel sunuşlara dönüştürür.
Öğrenme yolu:
İmgeleri düzenleyerek, zihinsel resimler oluşturarak, çizerek, desen oluşturarak, hayal ederek öğrenme.
Çalışma alanları:
Ressam, Artist, Fotoğrafçı, Mühendis, Kameraman, Mimar, Heykeltıraş, Tasarımcı, Dekoratörlük, İzci, Rehber gibi meslek alanlarında başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).
Görsel/Uzamsal zekayı geliştirmek için ;
·Fikir veya düşüncelerinizi ifade etmek için “estetik araçlar” la (boya, kil, renkli ve keçeli kalemler gibi) çalışın. Örneğin 21. yüzyılın neye benzeyeceği hakkındaki düşüncelerinizi bu araçlarla anlatın:
·Bilerek düş kurun; örneğin hayaliniz, ideal bir tatil yeri ve oranın olabildiğince görsel detaylarıyla ilgili olmalıdır.
·Hayal gücünüzü artıracak çalışmalar yapın; kendinizi tarihin farklı bir döneminde hayal edin ya da kahramanınızla hayali bir sohbet yapın.
·Fikir veya düşüncelerinizi başkalarına anlatmak için resim, maket, grafik ya da bir poster yapımı gibi çeşitli tasarım becerilerini kullanın (adana.meb.gov.tr).

3.1.4.
Bedensel-Kinestik Zeka ( Beden, hareket ve denge zekası)
Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir.
· Bir veya birden çok sporla uğraşır. Uzun süre hareketsiz oturamaz.
· Nesneleri parçalayıp bütünlemeyi sever. Yeni tanımadığı nesnelere dokunur .
· Hareket ederek öğrenir. Dinleme, konuşma, dans, koşma, dokunma ve hareket etmeyi sever.
· Öğrenmede role-play, drama, tiyatro ve hareket etmeye ihtiyaç duyar.
· Sağlıklı yaşam konusunda vücutlarına özen gösterirler.
· Fiziksel işlerde, görevlerde denge, zarafet, maharet ve dakiklik gösterirler.
· Çevresini, nesneleri, eşyaları dokunarak ve hareket ederek inceler.
· Öğrendiklerine dokunmayı, ellemeyi ya da onları kullanmayı tercih ederler.
· Fiziksel maharet isteyen alanlarda (dans, spor…) yenilikler keşfeder ve farklılıklar ortaya çıkarırlar.
· Rol yapma, atletizm, dans, dikiş-nakış gibi alanlarda yetenekleri vardır.
· Aktif katılımla daha iyi öğrenirler. Söylenenden daha çok yapılanı hatırlarlar.
· Gezi-inceleme-model/maket yapma gibi fiziksel aktivitelere katılımdan zevk alırlar.
· Organizasyon yapma özellikleri gelişmiştir. Bulundukları çevreye ve onu kapsayan sistemlere karşı duyarlıdırlar ve sorumlu davranırlar.
Öğrenme yolu:
Zihinle bedeni birleştirerek, mimiklerle, vücudu geliştirerek, dokunarak, dans ederek, üç boyutlu tasarımlar oluşturarak öğrenme.
Çalışma alanları:
Spor, Dans, Heykeltıraş, Teknik direktör, Kareografi, Oyunculuk, Cerrahlık, Pandomimcilik, Sanatçılık gibi alanlarda başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).
Bedensel/Devin duyusal zekayı geliştirmek için ;
· Dramatik bir oyunda görev alın, bir fikir, düşünce veya duyguyla ilgili bir rol yapın.
Güncel olayları ya da modern buluşları inceleyerek mimiklerle anlatın (sessiz film oynamak gibi).
· Fiziksel etkinlik ve fazla hareket gerektiren, yarışma olmayan bir oyun oynayın, örneğin, düşündüklerini el, kol hareketleriyle:ifade eden bir gurup içindeki insanların isimlerini öğrenin.
· Halk dansı, koşma, yüzme ve yürüme gibi fiziksel aktivitelere katılın. Ruh halinizi değiştirmek ya da karşılaştırmak için farklı yollardan yürümeyi deneyin.
· Vücudunuzun bildiklerini ve fonksiyonlarının neler olduğunu daha da iyi anlamak için her gün yaptığınız ve fiziksel güç gerektiren kar küreme, çim biçme, bulaşık yıkama, aracınızı park etme gibi işlerde dikkatlice kendinizi gözleyin (adana.meb.gov.tr).

3.1.5. Müziksel-Ritmik Zeka (Ses, melodi ve ritim zekası)
Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, faklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme becerisidir.Ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlılık kapasitelerini içerir.
· Notasını görmediği müziği tanır. Melodileri tanır. Enstrüman çalar, koroda söyler.
· Çalışırken tempo, ritim tutar. Seslere karşı duyarlıdır.
· Şarkıları kolaylıkla öğrenir. Şarkı söyleme, mırıldanma ve dinlemeyi sever.
· Öğrenmede müzik, teyp-recorder, kasetler ve ritimlere ihtiyaç duyar.
· İnsan sesi çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur.
· Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur.
· Seslerle nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir.
· Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya çıkarabilir. Orijinal müzik kompozisyonları oluşturabilir.
Öğrenme yolu:
Melodi ve ritim yaratarak, empati kurarak, seslere duyarlı olarak, enstrüman kullanarak, müziğin yapısını kavrayarak öğrenme.
Çalışma alanları:
Şarkıcı, Besteci, Müzisyen, Orkestra şefi, Müzik eleştirmeni gibi alanlarda başarıyla çalışabilirler.(ilkbahar.k12.tr).
Müziksel Ritmik zekayı geliştirmek için ;
·Ruh halinizi düzeltecek farklı türde müzikler dinleyin; örneğin, stresli bir durumda ya da sınav gibi korku yaratan durumlar öncesinde gevşemek için, enstrümantal müzik çalın.
·Duygularınızı anlatmak için duşta bile şarkı söyleyin. Güncel bir melodi kullanın ve ailenizle ilgili basit bir şarkı besteleyin.
·Mırıldanarak, kafanızın içinde değişik titreşimler oluşturun; örneğin, her seferinde ünlü harflerden birini değişik yükseklikte ve kalınlıkta kullanın.
·Doğadan farklı sesler içeren kasetler çalın (deniz dalgaları, bir şelale, rüzgar, kar fırtınası ve hayvan sesleri gibi).
·Kendinize doğanın örüntüsünden ve ritminden ne öğrenebileceğinizi sorun (adana.meb.gov.tr).

3.1.6. Kişiler Arası ve Sosyal Zeka (İnsan, ilişki ve uyum zekası)
Grup içerisinde işbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlama, paylaşma, ifade edebilme, yorumlama ve insanları ikna edebilme becerisidir.
· Arkadaşları ile birlikte olmaktan hoşlanır. Doğal lider olarak davranır.
· İkna becerisine sahiptir. Kulüp dernek ve komitelerde zevkle çalışır.
· Çok arkadaşı vardır. Dinlemeyi ve konuşmayı sever.
· Yönetme ve organize etmeden zevk alır.
· Öğrenmede arkadaşlar, grup oyunları ve sunuş yapmaya ihtiyaç duyar. Yaşıtlar ile ya da farklı yaş grupları ile olmaktan zevk alırlar.
· Diğer insanların duygularına karşı duyarlıdırlar. Diğer insanları konuşmaları ile etkilerler.
· Grup ve takım çalışmalarından, çok özel ve mükemmel ürünler ortaya çıkararak; gruplar halinde çalışmaktan zevk alırlar.
· Farklı kültürler, farklı yaşam tarzları konusunda çok meraklıdırlar.
· Çok küçük yaşlarda bile toplumsal ve politik sorunlarla ilgilenebilirler.
· Güçlü bir espri yeteneğine sahiptirler.
· Davranışlarının sonuçlarını değerlendirebilirler.
· İnsanların her tür davranışına karşı kabul edicidirler.
· Sözel ve bedensel dili etkili bir biçimde kullanırlar.
· Farklı ortamlara, farklı insan topluluklarına girdiklerinde kolaylıkla uyum sağlayabilirler.
· İnsanları organize etme yetenekleri vardır. Liderlik vasıflarını taşırlar.
Öğrenme yolu:
Sinerji oluşturarak, sempati kurarak, işbirliği yaparak, kaynaşarak, iletişim kurarak öğrenme.
Çalışma alanları: Öğretmenlik, Yönetim, İşletme, Danışmanlık, Psikologluk, Rehberlik uzmanı ve Politika gibi alanlarda başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).
Kişiler arası zekayı geliştirmek için ;
·Başarıyla tamamlanması gereken bir proje için farklı görevdeki güvenilir insanlarla bir araya gelin (takım aktivitesi ya da komite çalışması gibi).
·Bir başkasını derinden ve olduğu gibi dinleme çalışması yapın.
·Konuşan birini dinlerken genellikle “aklı kurcalayan” düşüncelere engel olun ve sadece bir noktaya, “onların ne dediğine dikkat edin.
·Bir kimsenin mimiklerinden, sözsüz ipuçlarından onun ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışın ve daha sonra tahmininizin doğruluğunu kontrol edin.
·Herhangi biriyle konuşmadan iletişim kurmak için farklı yollar bulun. Örneğin yüz ifadeleriyle, vücut şekilleriyle, jestlerle ve seslerle (adana.meb.gov.tr).

3.1.7. Kişiye dönük Zeka ( Ben, karakter ve kişilik zekası)
İnsanın kendi duygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini tanıma, kendini değerlendirebilme ve kendisiyle ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.
· Özgürlüğüne düşkündür. Bireysel çalışmalardan zevk alır.
· Kendisi hakkında düşünmeyi sever. Kendi ilgi ve becerilerinin farkındadır.
· Başarı ve başarısızlıklardan zevk alır. Kendini sever ve kendisiyle gurur duyar.
· Yalnız kalmaktan hoşlanır. Kendi iç dünyasını düşünür.
· Hedefler oluşturma ve hayallerden zevk alır.
· Öğrenirken kişisel çalışmalar, kendini değerlendirme ve kişisel farkındalığa ihtiyaç duyar.
· Yaşadıkları her olay veya deneyim üzerinde çok fazla düşünürler.
· Kendi içlerinde bir değer ve anlayış sistemi oluştururlar.
· Her şeyde kendilerinden bir şey ararlar.
Yaşam felsefelerini oluşturmaya yönelik bir arayış içindedirler. Yaşamlarında motivasyon kaynakları, hedefleridir.
Öğrenme yolu:
Yoğunlaşarak, duygu ve düşüncelerinin farkına vararak, ruhsal gerçekliklerin farkına vararak, düşünmeyi düşünerek, benliğini geliştirerek, özgün bireysel etkinlikler yaparak öğrenme.
Çalışma alanları:
Yazar, Psikoterapist, Sosyal hizmet uzmanı, Dini lider, sanatçı, İş adamı, Ressam, heykeltıraş vb. alanlarda başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).
İçsel Zekayı geliştirmek için ;
·Rutin bir aktivite sırasında yoğun dikkat göstermeye çalışın. Bu, olup biten her şeyin farkında olmaktır. Örneğin düşünceler, duygular, hareket değişiklikleri ve ruhsal durumlar.
·Eğer tarafsız olabiliyorsanız, dışarıdan bir gözlemci gibi duygu, düşünce ruh halinizi izlemeye çalışın.
·Belirsiz durumları, bilinen örneklere uydurmaya çalışın. Örneğin ‘”kızgınlık durumu”, “şakacılık durumu”, “korku durumu”‘.
·Problem çözme stratejileri ve çözümsel düşünme süreci gibi durumlardaki çeşitli düşünme stratejilerinde taraflısı olun.
·“Ben kimim” sorusuna 25 kelimeyle ya da daha kısa bir cevap yazın.
·Sizi tatmin edene kadar üzerinde çalışmaya devam edin. Bir hafta süreyle her gün yeniden gözden geçirin ve gerekli olduğunu düşündüğünüz düzeltmeleri yapın (adana.meb.gov.tr).

3.1.8.
Doğacı-Varoluşçu Zeka ( Doğa, çevre ve canlı zekası)
Doğadaki tüm canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir.
· Araştırmalar yapmayı sever.
· Doğadaki canlıları incelemekten hoşlanır.
· İnsanın varoluşunun nedenlerini ve kendi varoluşunu düşünür.
· Doğadaki hemen her canlının yaşamına ilgi duyarlar.
· Farklı canlı türlerinin isimlerine karşı dikkatlidirler,çiçek türleri hayvan türleri onlar için çok çekicidir.
· Seyahat etmeyi, belgeseller izlemeyi severken, doğa ve gezi dergilerini incelemekten hoşlanırlar.
· Kendilerine özgü out-door etkinlikler düzenlerler doğayla her şeyi paylaşırlar.
· Doğadaki bitki türlerine karşı duyarlıdırlar.
· Doğanın insanlar üzerindeki ya da insanın doğa üzerindeki etkisi ile ilgilenirler.
Öğrenme yolu:
Doğayı ve doğada olup bitenleri gözlemleyebilme yeteneği kazanarak, kendisinin de bu dünyanın bir parçası olduğunun farkına vararak öğrenme.
Çalışma alanları:
Zooloji, Botanik, Organik Kimya, Biyoloji, Jeoloji, Meteoroloji, Arkeoloji, Çiçekçilik, Tıp, Fotoğrafçılık, Dağcılık, İzcilik vb. alanlarda başarıyla çalışabilirler (ilkbahar.k12.tr).

4.Çoklu Zeka Teorisinin İlkeleri
· İnsanlar çok farklı zeka türlerine sahiptir.
· Her insan aktif olarak kullandığı zekaları ile özel bir karışıma sahiptir. Her insanın kendine özgü bir zeka profili vardır.
· Zekaların her biri insanda farklı bir gelişim sürecine sahiptir.
· Bütün zekalar dinamiktir.
· İnsandaki zekalar tanımlanabilir ve geliştirilebilir.
· Her insan kendi zekasını geliştirmek ve tanımak fırsatına sahiptir.
· Her bir zekanın gelişimi kendi içinde değerlendirilmelidir.
· Her bir zeka hafıza, dikkat, algı ve problem çözme açısından faklı bir sisteme sahiptir.
Bir zekanın kullanımı esnasında diğer zekalardan da faydalanılabilir.
· Kişisel altyapı, kültür, kalıtım, inançlar zekaların gelişimi üzerinde etkiye sahiptir.
· Bütün zekalar, insanın kendini gerçekleştirmesi yolunda farklı ve özel kaynaklardır.
· İnsan gelişimini değerlendiren tüm bilimsel teoriler çoklu zeka teorisini desteklemektedir.
· Şu anda bilinen zeka türlerinden daha farklı zekalar da olabilir.
Çoklu zeka kuramı eğitimde iki önemli yara sağlamaktadır. Bunlar; öğrencileri istendik durumlara getirebilmek için eğitim programlarını planlama olanağı sağlaması ve farklı disiplinlerde önemli kuram ve konuları öğrenmeye çalışan daha fazla sayıda öğrenciye ulaşmayı sağlamasıdır. Yaşamda hiçbir aktivite yoktur ki tek bir zeka bölümü içersin. Yaptığımız çok basit işlerde bile farklı zeka bölümlerini kullanırız (KAYA, 2004, s.27,29).

5. Çoklu Zeka Alanları nasıl belirlenebilir?
Öğrencilerin çoklu zeka alanlarının belirlenmesinde kullanılabilecek yöntemler çeşitlidir. Bunlardan ilki ve muhtemelen de en etkili olanı, öğretmenin sınıfta yaptığı kişisel gözlemlerdir. Bunu gerçekleştirmenin bir yolu,öğrencilerin sınıftaki olumsuz davranışlarını gözlemektir. Örneğin,yüksek düzeyde sözel-dil zekasına sahip olan bir öğrenci sürekli olarak yanındakilerle konuşma eğiliminde olurken, güçlü bedensel-kinestik zekaya sahip öğrenciler sürekli olarak kıpırdanma,yerinde duramama ve yanındakileri rahatsız etme eğiliminde olacaklardır. Diğer bir yol da, öğrencilerin okuldaki boş zamanlarını nasıl harcadıklarını ve kimsenin onlara ne yapmaları gerektiğini söylemediği durumlarda onların hangi faaliyetlere katıldıklarını gözlemektedir. İkinci olarak, öğretmenler, öğrencilere birkaç soru yönelterek onların zeka eğilimlerini ortaya çıkarabilirler.örneğin:
İçinizden kaç kişi iyi hikayeler yazabilir?
İçinizden kaç kişi matematik problemlerini çözmeyi sever?
İçinizden kaç kişi güzel resim çizebilir?
İçinizden kaç kişi en azından bir yakın arkadaşa sahiptir?
İçinizden kaç kişi bir müzik aletini iyi çalar?
İçinizden kaç kişinin yalnız kalmak için gittiği gizli bir yeri vardır?
Son olarak,öğretmenler çizelge 1’deki envateri kullanarak öğrencilerin zeka alanlarını tespit edebilirler. Bu envanter, öğrencilerin kendi kendilerini değerlendirmelerine fırsat tanıyarak, onların hangi zeka alanlarına daha yatkın olduklarını ortaya çıkartmak için geliştirilmiştir. Envaterdeki 1, 2 ve 3 sayılarının değerleri, sırasıyla “katılmıyorum, az katılıyorum ve çok katılıyorum” düzeyleri olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, bir öğrencinin belli bir zeka alanında aldığı en yüksek puan, o öğrencinin o zeka alanına daha yatkın olduğunu ortaya koyacaktır.

Çizelge 1: Öğrencilere Yönelik Çok Yönlü Zeka Alanları Envateri

1a.PNG
1b.PNG

6. Çoklu Zeka Teorisi nasıl uygulanabilir?
Çizelge 2 çoklu zeka teorisinin ileri sürdüğü öğrenme tiplerinin nasıl düşündüklerini, hangi türdeki etkinliklerini daha çok sevdiklerini ve sınıfta en çok nelere gereksinim duyduklarını göstermektedir. Aşağıda ayrıca ilköğretim birinci kademesinde okuma öğretiminin, çoklu zeka teorisinden faydalanarak, nasıl daha etkili hale getirilebileceğine ilişkin bir örnek uygulama verilmektedir.

Çizelge 2 Çoklu Zeka Teorisi ve Öğrenme Tipleri

1c.PNG

7. Öğrencilerin Zeka Alanlarının Ölçülmesi
Çoklu zeka kuramı, zekanın sayısal olarak sabitlenmesine karşı olduğu için, testlere de karşıdır. Bu nedenle zeka alanlarının saptanmasında test dışı tekniklerin kullanılması önerilmektedir. İşte bunlardan bir kaçı;
1. Gözlem
2. İşaretleme Ölçekleri ve Dereceleme Ölçekleri
3. Anekdot Kaydı
4. Kimdir Bu?
5. Görüşme

1. Gözlem
Yüksek gözlem becerisine sahip yetişkinler için son derece kullanışlı bir tekniktir. Her an her yerde kullanılabilir. Çocuklar olumlu ya da olumsuz bir çok davranışlarıyla bize kendileri hakkında bilgi vermektedir. Örneğin gözleriyle öğretmeni ve tahtayı takip etmeye çalışan bir öğrenci görsel bir öğrenme olduğu mesajını vermektedir. Sıklıkla öğretmenine ve arkadaşlarına dokunmaya çalışan ya da gördüğü her şeyi eline alıp dokunmak isteyen bir öğrenci ise, büyük olasılıkla kinestetiktir. Olumlu davranışlarda olduğu gibi, olumsuz davranışlarda da gözlenebilecek. Çok fazla ip ucu vardır.Örneğin derste sıklıkla dalan, hayal kuran bir öğrenciye öğretmeni kızdığında o öğrenci ona şöyle demek istemektedir.
” Sevgili öğretmenim, ben sıklıkla dalıyor ya da hayal kuruyorum. Çünkü sen dersini sadece sözel-dilsel olarak sunuyor ve işliyorsun. Benim doğal öğrenme kanalım olan görsel uyarıcılarla dersi sunmadığın için bende kendi ihtiyacımı hayal kurarak kendim gidermeye çalışıyorum.Anlasana..”

Derste devamlı hareket eden , hiçbir şey bulamazsa kalemini açmak için çöpe giden öğrenciyi öğretmeni suçlarsa, o öğrenci öğretmenine şöyle seslenebilir;
” Canım öğretmenim. Ben kinestetik, harekete dayalı bir öğrenciyim. Oysa sen; susun, kıpırdamayın, çiçek olun diyorsun. Ama ben hareket ederek öğrenebiliyorum. Sen derste sadece konuşuyorsun. Ben sıkılıyorum, Konuyu harekete dayalı işlesen ben de hareket ihtiyacımı gidermiş olacağım. Siz günlük planlarınıza hareketi sokmayınca ben kendimi sokuyorum.”
Öğretmenler sınıf içinde çocukların neler yapmaktan hoşlandığına bakarak bazı öngörülerde bulunabilirler. Örneğin, Atatürk hakkında istediğiniz bir etkinliği yapın denildiğinde çocuklar farklı etkinliklere yönelebilir. Bir çocuk Atatürk hakkında bir komposizyon ya da şiir yazabilir. Bir başka çocuk Atatürk’ le ilgili resim çizebilir. Bir diğeri dramayla duygularını ifade edebilir. Atatürk’ ün sevdiği şarkılardan y da fotoğraflarından koleksiyon yapan bir öğrencide çıkabilir. Bu tür gözlemler birkaç kez yapıldığında oldukça sağlıklı verilere ulaşılabilir.
2.
İşaretleme Ölçekleri ve Dereceleme Ölçekleri
İşaretleme listeleri, öğrenciler hakkındaki gözlemlere dayalı olarak ya da öğretmenler, anne-baba ya da öğrencilerin kendileri tarafından doldurulabilir. Ekte zeka alanlarına ilişkin bir işaretleme listesi verilmiştir. Bu form kesinlikle bir zeka testi değildir. Sadece bu forma bakarak bir öğrenciyle ilgili bir yargıya asla ulaşılamaz. Öğrencilerin hangi alanlara daha fazla yakın olduklarına ilişkin yüzeysel bir fikir verebilir. Bu form öğrencilerin birbirleriyle kıyaslanmalarında , derecelendirilmelerinde ya da belirli sınıflara yerleştirilmelerinde kullanılamaz.
3. Anekdot Kaydı
Anekdot, herhangi bir öğrencinin belli bir ortamda özgül bir davranışının ayrıntılı olarak betimlenmesidir. Anekdotların gözlenen olayla ilgili objektif betimlemelere dayalı olması gerekmektedir. Çünkü , davranışları yansıttığı ölçüde yararlı olmaktadır. Öğretmenler sınıfta , koridorda, bahçede dikkate değer davranışlar için anekdot kaydı tutabilirler. Bu form öğrencilerin istikrarlı olarak gösterdiği bazı davranışların kaydında kullanılabilir. Bu kayıtlar daha sonraki öğretmenler için verimli bir kaynak olacaktır.
Her bir anekdot kaydı sadece bir öğrenci için tutulmalıdır. Bazen bir olay iki öğrenci arasında geçebilir. Bu tür durumlarda aynı kaydın iki öğrenci için de çoğaltılması ve onun dosyasına da konulması gerekir. Ayrıca, kayıt formunun alt kısmına bu kaydın iki öğrenci içinde dosyalandığı belirtilmelidir.
Anekdot kayıtları açık uçlu olduğu için gözlemcinin ön yargılarını kayıtlara yansıtması muhtemeldir. Elbette önyargılardan tamamen arındırılmış kayıt tutmak tam anlamıyla mümkün değildir. Ancak, gözlemcinin eğitilmiş olması, duygularını denetleyebilmesi, davranışlar arasında nesnel olmayan ayrımlar yapmaması kaydın gerçeğe uygun olmasını kolaylaştırır. Bir öğrencinin ilk defa yaptığı tekrarlanmayan sıra dışı bir davranış üzerinde yoğunlaşmamak ve hatta bu tür davranışlar tekrarlanmadığı sürece kaydetmemek gerekir.
4. Kimdir Bu? Tekniği
Zeka alanlarına ilişkin olarak “kimdir bu?” tekniğini uygulamaya başlamadan önce , hangi amaçla ya da hangi türde bilgi edinmek istediğine karar verilmelidir. Kimdir bu anketinde yer alacak sorular buna göre hazırlanmalıdır. Bu proje çalışmasında kimlerin ne tür göreve ve etkinliklere yatkın olduğunu saptamak için proje yöneticisi, organizasyon sorumlusu, yazman, arabulucu, araştırmacı vb. kategorilere yer verilir ve bu kategorilere en uygun ismin kim(ler) olduğu sorulur. Örneğin, projede liderlik yapabilecek kişi kimdir? Tarzında bir soru yöneltilebilir. Bu suretle akran değerlendirmesi yoluyla hangi öğrencinin hangi zeka alanlarındaki işlere yatkın olduğu anlaşılabilir. Bu amaçla sosyometriden de yararlanabiliriz.
5. Görüşme
Öğretmenler, anne-baba ve diğer öğretmenlerle tekniğine uygun görüşmeler yaparak çocukların sahip oldukları zeka alanları hakkında geniş bilgi edinebilirler. Anne ve babalar yıllarca çocuklarıyla ilgili zengin yaşantılara şahit olurlar . Bu görüşmelerde velilerin bilgilerinden yararlanılmalı ve onlara çocuğun zeka alanlarını geliştirme konusunda bilgiler verilmelidir. Görüşmelerde öğrencinin hangi konularda başarısız olduğu değil, neleri daha iyi yaptığı üzerinde odaklanma yararlı olabilir.Öğretmenler, farkında olarak yada olmadan öğrencinin zayıf olduğu dersleri öncelikle vurgulama eğilimindedir. Oysa bu durum hem velinin hem de öğrencinin enerjisini azaltacaktır. Diğer öğretmenlerle yapılan görüşmeler öğrenciler hakkında daha nesnel sonuçlara ulaşma olanağı sağlar. Bir derste yeterli olmayan bir çocuk başka bir derste kendisini daha iyi ifade edebilir. Bunun tersi de olabilir. Öğretmenler odası, öğrenciler hakkında en çok konuşulan mekanlar arasındadır. Genellikle en iyi ya da en kötü denilen öğrenciler hakkında konuşulma olasılığı daha yüksektir. Bu tür konuşmalar etiketlemeye yol açmaktadır. Öğretmenler olumlu ya da olumsuz olarak birbirlerinin görüşlerinden kolaylıkla etkilenmektedirler. İlke olarak asla bir öğrencinin yetersizliklerini ön plana çıkarmamakta yarar vardır (fenokulu.com).

Yazı kategorisi: Zeka, Zeka Geliştirme | 2 Yorum »

Matematik Korkusu Ve Yenme Yolları

Yazan: MAXTR Nisan 14, 2007

Bilindiği gibi Matematik,dünyanın en büyük ilimlerinden biridir.Ancak günümüzde siz dahil belki matematiği seviyor değilsiniz…Peki Matematik korkusu nasıl yenilir?Matematiği nasıl severek çalışırsınız?İşte bunların yollarını anlattık:

1)İnsan sevmediği seyin ne kadar üstüne giderse;o kadar alışır…O zaman bol bol Matematik testi çözerseniz siz de alışabilirsiniz…

2)Matematiği gözünüzde büyütmeyin.O da bir kaç rakamın ve sembolün oluşturduğu bir ders.Sizi yiyecek değil ya?

3)Matematik dersleri size aşırı sıkıcı geliyorsa derse katılmayı deneyin…İnsan kendisinin bulunduğu faaliyetleri her zaman sever.

4)Her sabah 5:00-6:00 saatleri arası beynin en fazla dinlenmiş ve öğrenmeye alışmış olduğu zaman aralığıdır.Takıldığınız konuları bu ders saatleri arasında çalışmanız size büyük oranda yarar sağlayacaktır…

5)Matematiksel zekanızı geliştirin…Bu konuda bilgi almak için sitemizde aratabilirsiniz…

Başarılar dilerim…

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, MATEMATİK | 16 Yorum »

Nihat Hatipoğlu

Yazan: MAXTR Nisan 14, 2007

Hocamız Nihat Hatipoğlu Kabir hayatını çok güzel anlatmış…

Yazı kategorisi: Dini videolar/Sohbetler, Nihat Hatipoğlu | 2 Yorum »

Dursun Ali Erzincanlı-Mekke’nin Fethi

Yazan: MAXTR Nisan 14, 2007

Dursun Ali Erzincanlı-Mekke’nin Fethi

Yazı kategorisi: Asr-ı Saadet, Dini videolar/Sohbetler, Dursun Ali Erzincanlı, Resulullah | 2 Yorum »

DENKLEMLER

Yazan: MAXTR Nisan 13, 2007

 1. Dereceden 1 Bilinmeyenli Denklemler

A. TANIM

a ve b gerçel (reel) sayılar ve a ¹ 0 olmak üzere,

ax + b = 0 eşitliğine birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem denir.

Bu denklemi sağlayan x değerlerine denklemin kökü, denklemin kökünün oluşturduğu kümeye denklemin çözüm kümesi denir.

B. EŞİTLİĞİN ÖZELLİKLERİ

1) a = b ise, a ± c = b ± c dir.

2) a = b ise, a . c = b . c dir.

3) a = b ise,

4) a = b ise, an = bn dir.

5) a = b ise,

6) (a = b ve b = c) ise, a = c dir.Ü

7) (a = b ve c = d) ise, a ± c = b ± d

8) (a = b ve c = d) ise, a . c = b . d dir.

9) (a = b ve c = d) ise,

10) a . b = 0 ise, (a = 0 veya b = 0) dır.

11) a . b ¹ 0 ise, (a ¹ 0 ve b ¹ 0) dır.

12) = 0 ise, (a = 0 ve b ¹ 0) dır.

C. ax + b = 0 DENKLEMİNİN ÇÖZÜM KÜMESİ

  1. a ¹ 0 olmak üzere,
    ax + b = 0 ise,
  2. (a = 0 ve b = 0) ise, ax + b = 0 denklemini bütün sayılar sağlar. Buna göre, reel (gerçel) sayılarda çözüm kümesi IR dir.
  3. (a = 0 ve b ¹ 0) ise, ax + b = 0 denklemini sağlayan hiçbir sayı yoktur.
    Yani, Ç = Æ dir.

D. BİRİNCİ DERECEDEN İKİ BİLİNMEYENLİ DENKLEM SİSTEMİ

a, b, c Î IR, a ¹ 0 ve b ¹ 0 olmak üzere,

ax + by + c = 0 denklemine birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem denir.

Bu denklem düzlemde bir doğru belirtir. Doğru üzerindeki bütün noktaların oluşturduğu ikililer denkle-min çözüm kümesidir.

Buna göre, ax + by + c = 0 denkleminin çözüm kümesi birçok ikiliden oluşur.

a, b, c Î IR olmak üzere,

ax + by + c = 0

denklemi her (x, y) Î IR2 için sağlanıyorsa

a = b = c = 0 dır.

Birden fazla iki bilinmeyenli denklemden oluşan sisteme birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem sistemi denir.

Çözüm Kümesinin Bulunması

Birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözüm kümesi; yok etme yöntemi, yerine koyma yöntemi, grafik yöntemi, determinant yöntemi gibi yöntemlerden biri ile yapılır.

Biz burada üçünü vereceğiz.

a. Yok Etme Yöntemi: Değişkenlerden biri yok edilecek biçimde verilen denklem sistemi düzenlenir ve taraf tarafa toplanır.

Taraf tarafa toplandığında veya çıkarıldığında (ya da bir düzenlemeden sonra) değişkenlerden biri sadeleşiyorsa “Yok etme yöntemi” kolaylık sağlar.

b. Yerine Koyma Yöntemi: Verilen denklemlerin birinden, değişkenlerden biri çekilip diğer denklem-de yerine yazılarak sonuca gidilir.

Denklemlerin birinden, değişkenlerden biri kolayca çekilebiliyorsa, “Yerine koyma yöntemi” kolaylık sağlar.

c. Karşılaştırma Yöntemi: Verilen denklemlerin iki-sinden de aynı değişken çekilir. Denklemlerin diğer tarafları karşılaştırılır (eşitlenir).

Her iki denklemden de aynı değişken kolayca çekilebiliyorsa, “Karşılaştırma yöntemi” kolaylık sağlar.

Ü ax + by + c = 0

dx + ey + f = 0

denklem sistemini göz önüne alalım:

Bu iki denklemin her birinin düzlemde bir doğru belirttiği göz önüne alınırsa üç durum olduğu görülür.

Birinci durum:

ise, bu iki doğru tek bir noktada kesişir.

Verilen denklem sisteminin çözüm kümesi bir tek noktadan oluşur.

İkinci durum:

ise, bu iki doğru çakışıktır.

Doğru üzerindeki her nokta denklem sistemini sağlar.

Verilen denklem sisteminin çözüm kümesi sonsuz noktadan oluşur.

Üçüncü durum:

ise, bu iki doğru paraleldir.

Denklem sistemini sağlayan hiçbir nokta bulunamaz.

Verilen denklem sisteminin çözüm kümesi boş kümedir.

Yazı kategorisi: MATEMATİK | » yorum bırak;

Matematik Konuları Ve Soru Çözümleri

Yazan: MAXTR Nisan 13, 2007

Sevgili ziyaretçiler…İşte size bir yenilik daha…Oks/Öss/Kpss gibi sınavlarda Matematiğin tartışılmaz avantajları var…Ama bizim yurdumuz matematiğe karşı ilgisiz…Bundan sonra sitemizde hergün ayrı bir matematik konu anlatımı sunacağız…Konular hakkında sorularınızı yorumunuzda bildirirseniz en kısa sürede takıldığınız soruda yardımcı olacağız…Şimdilik ünlü matematik dahilerinden Ali Kuşçu’nun hayat hikayesini veriyorum…

Ali KUŞCU

Türk-İslam Dünyası astronomi ve matematik alimleri arasında, ortaya koyduğu eserleriyle haklı bir şöhrete sahip Ali Kuşçu, Osmanlı Türkleri’nde, astronominin önde gelen bilgini sayılır. “Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen müstesna bir alim olarak tanır.” Öyle ki; müsteşrik W .Barlhold, Ali Kuşcu’yu “On Beşinci Yüzyıl Batlamyos’u” olarak adlandırmıştır. Babası, Uluğ Bey’in kuşcu başısı (doğancıbaşı) idi. Kuşçu soyadı babasından gelmektedir. Asıl adı Ali Bin Muhammet’tir. Doğum yeri Maveraünnehir bölgesi olduğu ileri sürülmüşse de, adı geçen bölgenin hangi şehrinde ve hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmektedir. Ancak doğum şehri Semerkant, doğum yılının ise 15. yüzyılın ilk dörtte biri içerisinde olduğu kabul edilmektedir. 16 Aralık 1474 (h. 7 Şaban 879) tarihinde İstanbul’da ölmüş olup, mezarı Eyüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır. Ölüm tarihi; torunu meşhur astronom Mirim Çelebi’nin (ölümü, Edirne 1525) Fransça yazdığı bir eserin incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Mezar yerinin 1819 yılına kadar belirli olduğu ve hüsn-ü muhafazasının yapıldığı; ancak 1819 yılından sonra, Ali Kuşcu’ya ait mezarın yerine, zamanının nüfuzlu bir devlet adamının mezar taşının konmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Uluğ Bey’in Horasan ve Maveraünnehir hükümdarlığı sırasında, Semerkant’ta ilk ve dini öğrenimini tamamlamıştır. Küçük yaşta iken astronomi ve matematiğe geniş ilgi duymuştur. Devrinin en büyük bilginlerinden; Uluğ Bey , Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddün Cemşid ve Mu’in al-Din el-Kaşi’den astronomi ve matematik dersi almıştır. Önce,Uluğ Bey, tarafından 1421 yılında kurulan Semerkant Rasathanesi ilk müdürü, Gıyaseddün Cemşid’in, kısa süre sonra da Rasathanenin ikinci müdürü Kadızade Rumi’nin ölümü üzerine, Uluğ Bey Rasathaneye müdür olarak Ali Kuşcu’yu görevlendirmiştir. Uluğ Bey Ziyc’inin tamamlanmasında büyük emeği geçmiştir. Nasirüddün Tusi’nin Tecrid-ül Kelam adlı eserine yazdığı şerh, bu konuda da gayret ve başarısının en güzel delilini teşkil etmektedir. Ebu Said Han’a ithaf edilen bu şerh, Ali Kuşcu’nun ilk şöhretinin duyulmasına neden olmuştur.
Kaynakların değerlendirilmesi sonucu anlaşılmaktadır ki; Ali Kuşcu yalnız telih eseriyle değil, talim ve irşadıyle devrini aşan bir bilgin olarak tanınmaktadır. Öyle ki; telif eserlerinin dışında, torunu Mirim Çelebi, Hoca Sinan Paşa ve Molla Lütfi (Sarı Lütfi) gibi astronomların da yetişmesine sebep olmuştur. Bu bilginlerle beraber, Ali Kuşcu’yu eski astronominin en büyük bilginlerinden birisi olarak belirtebiliriz.

ESERLERİ:
Ali Kuşcu’nun özellikle, matematik ve astronomi ile ilgili eserleri, gerçek ilmi kişiliğini ortaya koymaktadır. Bu eserlerinin adları şunlardır;
Risale-i fi’l Hey’e (Astronomi Risalesi)
Risale-i fi’l Fehiye (Fetih Risalesi)
Risale-i Hisap (Aritmetik Risalesi)
Risale-i Muhammediye (Cebir ve Hesap konularından bahseder)
Tecrid’ül Kelam (Sözün Tecridi)
Risale-i Adudiye
Unkud-üz zvehir fi Man-ül Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)
Vaaz
İstiarad

Yazı kategorisi: MATEMATİK | » yorum bırak;

Motivasyon Ve Üstün Başarı İçin Tam 50 Taktik

Yazan: MAXTR Nisan 13, 2007

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN İÇİN TAM 50 TAKTİK!
 
Yazan: Ergün GÜLER
Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.
1. HİKAYENİZİ YAZIN

Temiz bir kağıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikayesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

2. GELECEĞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir şekilde koşuyorsunuz, bahçenizdeki çiçekler ile ilgileniyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsiniz.

3. GEÇMİŞİ GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN

Geçmişi gözünüzde canlandırdığınızda, daha önce nerede olduğunuzu ve ne kadar yol kat ettiğinizi görürsünüz. Planlı hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı ve nerelerde hata yaptığınızı anlarsınız. Bu sizin doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır. Bir şoförü düşünün, yalnızca önüne baksa ve dikiz aynasından yararlanmasa nelere maruz kalabilir. Zaman zaman geçmişe bakmak, en az şoförün dikiz aynasına bakması kadar yararlıdır.

4. BÜYÜK DÜŞÜNÜN

Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarınıza katlanmanızı kolaylaştıracaktır. Engeller, sizi durduramayacaktır. Çünkü, sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır. Uzun bir zamandan sonra sevdiğinize kavuşacağınızı düşünün, onu tren garından almaya giderken, bardaktan boşanırcasına yağan, sizi sırılsıklam eden yağmur, rahatsız eder mi?

5. KENDİNİZİ EĞİTİN

Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin. Eğer bir yazar olmak istiyorsanız, ders alın, kitaplar okuyun, yazın, diğer yazarlar ile konuşun, atölye çalışmalarına katılın.

6. DÜZENLİ OLUN

Temiz, düzenli ve iyi organize edilmiş bir ev, ofis ve hayat, motive edilmiş akıl için olmazsa olmaz niteliği taşımaktadır. Fiziksel dağınıklık, zihinsel dağınıklığa neden olur. Düzenli bir hayatınız olsun, böylece kendinizi her gün daha da zinde hissedeceksiniz. Örneğin, gece yatma, sabah kalkma saatiniz düzenli olsun. Mutlaka kahvaltı edin ve sabah en az yarım saat yürüyüş yapın.

7. EVİNİZDE VE OFİSİNİZDE MOTİVATÖRLERE YER VERİN

Evinizde, ofisinizde, arabanızda, cüzdanınızda size hedef ve hayallerinizi hatırlatacak sembollere, işaretlere, notlara ya da objelere yer verin. Bu hatırlatıcılar, sizin motivasyonunuzun devamının garantisi olacaklar. Son model bir araba sahibi olmayı mı istiyorsunuz? O halde hayalinizdeki arabanın resimlerini odanızın duvarına asın, cüzdanınızda saklayın ve ihtiyaç duyduğunuz an bakıp, hedefinizi hatırlayın.

8. GÖNÜLLÜ ÇALIŞMALARA KATILIN

Gönüllü olarak başka insanlara yardım edin. Bunu yaptığınızda, diğer insanları mutlu etmenin ne kadar tatmin edici bir şey olduğunu fark edeceksiniz. Haftasonları, eşinizle birlikte Çocuk Esirgeme Kurumu�na gitmek iyi bir fikir olabilir.

9. KENDİ MOTİVASYONUNUZ İLE BAŞKALARINI MOTİVE EDİN

En iyi öğrenme yöntemi, öğretmektir. Çocuklarınızın motive olmalarına, arkadaşlarınızın daha etkili hedefler belirlemelerine, eşinizin kişisel hayallerine ulaşmasına yardımcı olun. Onlara yardımcı olduğunuz zamanlarda, aslında kendinize de yardım ediyor olacaksınız.

10. ÇOCUKLAR İLE ZAMAN GEÇİRİN
Çocuklar ile zaman geçirmek size perspektif kazandıracaktır. İşteki yada özel hayatınızdaki sıkıntı yada endişeler, çocuklarınız ile oynadığınızda eriyip gider. Çocuklar her şeye basit yollu bakarlar ve bunu öğrenmek bile bizim için kar sayılır.

11. BADİLİK SİSTEMİ KURUN

Eşinizin kendi gelişimine yönelik hedefleri yada bir şeyleri başarmak isteyen yakın bir arkadaşınız var mı? Eğer varsa, onlar ile �badilik sistemi� kurun. Birbirinizi motive edin, uyarın, cesaretlendirin ve hedeflerinizde yardımcı olun.

12. KENDİNİZE BİR MODEL BULUN

Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir.

Eğer çevrenizde böyle bir kişi yoksa, ünlü bir lideri, sanatçıyı yada bilim adamını da rol model olarak alabilirsiniz. Kendisi ve yaptıkları hakkında tüm bilgileri edinerek, hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz.

13. YÜRÜYÜŞ YAPIN VE ARABA KULLANIN

Şöyle bir etrafı gezin yada bulunduğunuz semtte arabanızla dolaşarak, rahatlayın, serbest zaman geçirin. Hepimizin rahatlamaya ihtiyacı var ve aslında hızlı yürüyüşler yapmak, araba kullanmak, gerçekten iyi birer çözüm. Bu şekilde yaptığınız mekan değişikliği, üzerinizdeki olumsuz havayı dağıtacaktır.

14. BAŞARI HİKAYELERİNİ OKUYUN
Etrafınızdaki insanların başarı hikayelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikayeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikayelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.

15. MÜZİK DİNLEYİN

Müzik sakinleştirir, heyecanlandırır, hüzünlendirir ve hatta motive edebilir. Koşu yaparken Rocky�nin film müziğini dinlemek, müziği motivatör olarak kullanmaya en güzel örnektir. Sizi motive edecek şarkıları belirleyin ve ihtiyacınız olduğu durumlarda onlardan yararlanın.

Mesela, sabahları ofisime yada eğitim vereceğim şirkete giderken, �türkü� dinlemekten çok zevk alıyorum ve bu beni motive ediyor.

16. MOTİVE EDİCİ FİLMLER İZLEYİN

Sizi motive eden filmlerin listesini yapın ve küçük bir arşiv oluşturun. Örneğin; Forrest Gump filmini izlemek pek çok kişiyi motive edebilir. Biliyorsunuz bu filmde, IQ�su normal insanlardan çok daha düşük bir kişi, büyük başarılara imza atıyordu.

17. MOTİVE EDİCİ ALINTILARI OKUYUN

Gerek internette, gerekse kitaplarda size ilham verecek ve motive edecek binlerce alıntı bulunuyor. İnternette dolaşın ve aranın çiçeklerden bal topladığı gibi bilgileri toplayın.

Bunlar işinize çok yaracaktır, çünkü hepimizin hayatı yorumlama şeklimiz farklıdır. Hayata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak hikayeler bile çok işinizi görecektir.

Bu konuda http://www.motivasyoncu.com adresinden de yararlanabilirsiniz.

18. SAĞLIKLI BESLENİN
Mutlu bir yaşam için, sağlıklı beslenme çok önemlidir. İyi bir diyet, sizin vücut sisteminiz için gerekli olacak tüm besin, vitamin ve mineralleri içerir. Fazlası zaten zararlı olacaktır. Ne demişler, “sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur”. Vücudunuz ve motivasyonunuz için sağlıklı beslenin. Sigara ve alkolden uzak durun.

19. YETERİNCE UYUYUN

Bazı insanlara 6 saat uyku yeterken, bazıları için 8 saat gerekli olabilir. Yeterince uyuduğunuza emin oluncaya kadar uyuyun. Ancak, 8 saatten fazla olmamasına da dikkat edin. Düzenli ve yeterli bir uykuya sahip olmanın, hem vücudunuz hem de zihniniz açısından ne kadar yararlı olduğunuz göreceksiniz.

20. SÜREKLİ ÖĞRENİN

En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya “bilmiyorum” demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır.

- – -

Hedefler olmadan, hayatınızda kalıcı değişiklikler yapmanız oldukça zordur. Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak etkili ve verimli hedefler belirleyebilirsiniz.

21. HEDEFLERLE ÇALIŞIN

Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış..!

Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız.

İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir.

Earl Wilson�un güzel bir sözü var. Diyor ki : �Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun..!�

Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.

22. BEYİN FIRTINASI YAPIN

Temiz bir kağıt ve kalem alın. Uygun bir ortama geçin. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, telefondan uzak.

Sonra, düşünün, düşünün ve tekrar düşünün. Aklınıza gelen her düşünceyi yazın. Parasal hedefler, kişisel hedefler, İlişkisel hedefler, sağlığınız ile ilgili olanlar vs. Tüm fikirleri yazın.

Bitirdiğinizde, üzerinde çalışmak için gereğin fazla hedefiniz olacak. Bunlar arasından sizin için önemli olanları seçin.

23. HEDEFİNİZİ KAĞIDA YAZIN

Üzerinde çalışacağınız hedefi seçmeden önce, onu bir kağıda yazın, hedefinizin somutlaşmasını sağlayın. Böylece, sizin için gerekli olup olmadığına daha kolay karar verebilirsiniz.

24. HEDEFİ SEÇME NEDENLERİNİZİ YAZIN

Neden bu hedefi seçtiniz? Hedeflerinizin her biri için, �Bunun bana ne yararı var� sorusunu sorun. Hedefi seçme nedenlerinizi kolaylıkla açıklayabiliyor olmalısınız. Eğer açıklayamıyorsanız, bu hedefi listeden silin ve diğerine geçin.

25. HEDEFİNİZİN SPESİFİK OLMASINI SAĞLAYIN

Hedefinizin etkili olabilmesi için, onu spesifik olarak ele alın.

�Çocuklarınız ile ilişkilerinizi geliştirmek� çok önemli ve yapmaya değer olabilir, ancak hedefiniz adına çok geniş bir tanımlama olacaktır. Bunun yerine, daha spesifik bir hedef belirleyin. Mesela, Pazar günleri beraber pikniğe çıkmak, akşam yemeklerinizi saat 19:00-20:00 arasında birlikte yemek, yada gece yatmadan önce onlarla 1 saat sohbet ederek bilgi ve deneyimlerinizi aktarmak gibi.

Bu sizi hedefinize daha kolay ulaştırabilir.

26. TERMİNLER KULLANIN

Hedeflerinizin gerçekleşmesini engelleyecek en ölümcül şey, ertelemektir. Bu problemin üstesinden gelmenin en iyi yolu termin kullanmaktır.

Hedeflerinizde yaptığınız gibi, terminlerinizi de spesifikleştirin. Elimdeki projeyi 5 Ocak 2004�e kadar bitireceğim gibi…

27. BAŞLAMA TARİHİ KULLANIN

Termin önemli, ancak onun kadar önemli olan başka bir konu daha var ki, bu da başlama zamanının net olmasıdır. Hedefiniz için yola çıkarken, başlama tarihini ertelemeye yönelik pek çok nedeniniz olacaktır.

Bunun üstesinden gelmek için, başlama tarihi belirleyin ve o tarihe sadık kalın.

28. BÜYÜK HEDEFLER SEÇİN

Hedeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer.

Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.

29. ULAŞILABİLİR HEDEFLER BELİRLEYİN

Ulaşamayacağınız hedefler belirlemek, sununda, sizde hayal kırıklığı, kızgınlık ve özgüven sarsılması yaratır. Hedefleriniz ulaşılabilir-zor ve mantıklı olmalıdır.

30. DETAYLI AKSİYON PLANI HAZIRLAYIN

Hedeflerinizin her bölümü için, adım adım detaylı aksiyon planı hazırlayın. Pek çok hedef, ne zaman ne yapılacağı planlanmadığı için başarısızlığa uğrar. Yapacağınızı planlayın ve planladığınızı yapın.

31. ABARTMAYIN ( GEREĞİNDEN FAZLA HEDEF İLE ÇALIŞMAYIN)

Aynı anda çok fazla hedef üzerinde çalışmayın. Başlamak için bir ila üç arası hedef uygun olacaktır.

32. İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN

Çalışmalarınızdaki ilerlemenizi ölçün. 300 sayfalık bir roman yazmak istiyor olabilirsiniz. 300 sayfayı birden hedeflemeyin. 25 ila 50 sayfalık artışlar şeklinde düşünün ve tamamladığınız sayfaların günlük çetelesini tutun. İlerlemenizi ölçmek, hedefiniz gerçekleşinceye kadar motivasyonunuz en üst seviyede tutacaktır.

33. İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN

Kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz yada yapmayı gönülden istediğiniz 10 şeyin listesini yapın. Bir iş kurmak, maratonda koşmak, Avrupa�yı ziyaret etmek, Japonca öğrenmek vs.

Bu listeyi ofisinizde ve/veya evinizdeki panoya yapıştın.

34. HATIRLATICILAR KULLANIN

Post-it�ler günlük görevlerinizi ve hedeflerini hatırlamanız için mükemmel araçlardır. Tabii, abartmamak kaydıyla.

Birbiri üstüne geçmiş, ne olduğu okunmayan onlarca not, size hiçbir yarar sağlamayacaktır.

35. KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN

Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda yada küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın yada sizi mutlu edecek başka şeyler yapın.
- – -

Davranış her şeydir. Aşağıdaki ipuçları, kazanan davranışlara sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

36. DOĞRU KELİMELERİ KULLANIN

Günlük konuşmalarınızda, �Bunu başarabilirim� yada �Bir çözüm buluruz� gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin.

Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.

37. İYİMSER OLMAK İÇİN ÇABA HARCAYIN

İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser yada kötümser olmalarına göre değişir. Pozitif davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmanız gereken bir şeydir. Önemli olan, ne olduğunuz yada olmadığınız değil, ne olabileceğinizdir.

38. ARKADAŞLARINIZI SEÇİN

Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Bu sizi etkiliyor mu?

Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim tutumumuzu etkileyebilir. Eğer ofisinizdeki yada evinizdeki bireyler sizi negatif yönde etkiliyorsa, bu durumu değiştirecek gerekli adımları atın.

39. DEĞİŞİME İHTİYACINIZ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?

Mutsuz olduğunuzu anladığınızda, bunu kendinize itiraf edin ve kendinizi korumaya alın. Bu yapılması çok zor olan bir şey, özellikle bir şeyleri kendinize itiraf edecek durumda değilseniz. Yapılması zor, ancak değerli. Karamsarlığa düşmeye başladığınızda, farkına varın ve bu durumu değiştirin.

40. DİĞERLERİNİN NE DEDİĞİNİ DİNLEYİN

Kendimize pozitif bir insan olduğumuzu söylemekten hoşlanıyor olabiliriz, fakat bu her zaman doğru değildir. Arkadaşlarınızın ve ailenizin sizin davranışlarınız ile ilgili söylediklerine kulak verin, duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyebilirler. Fakat, unutmamak gerekir ki; hayattaki en iyi değişimler, yapıcı eleştirilerden gelir.

41. SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN

Sizi nelerin huzursuz ettiğini bildiğinizde, içinde bulunduğunuz olumsuz durumdan uzaklaşabilir ve bunun sonucu ortaya çıkan gerilim ve hayal kırıklıklarından korunabilirsiniz.

Eğer kaçamayacağınız bir durum söz konusu ise, onu daha iyi bir hale getirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

42. SİZİ NELER MUTLU EDER?
Bu sizin psikolojiniz ve tutumunuz için hayati önem taşır. Sizin �mutluluk� tuşunuz tutum ve davranışlarınızı tekrar ve tekrar geliştirmek için gereklidir. Mesela ben, kötü bir ruh hali içerisindeysem, sabah kahvaltı yapıp yapmadığımı kontrol ederim. Eğer yemediysem, sistemime besin aldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaşarım. Ruh halim düzeliverir.

43. ARA VERMESİNİ BİLİN

Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın.

Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır. Mesela, eşinizle problem mi yaşadınız yada amiriniz sizi demoralize edecek şeyler mi söyledi, ani tepkilerden kaçının, bir ara verin, etraflıca düşünün ve öyle harekete geçin.

Bununla birlikte, sürekli çalışmayın, ara vermesini bilin. Baltanızı bilemeden yeni odunlar kesmeye kalkmayın. Aşağıdaki *hikaye size yardımcı olacaktır.

*BALTAYI BİLEMEK

“Çalışacağım ve kendimi hazırlayacağım. Ve bir gün şans kapımı çalacak.”

Abraham LINCOLN

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş :

· “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?” İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş :

· “Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.”

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Delfi�deki ünlü tapınakta Sokrates�in şu sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı” Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız…

44. HAREKETE GEÇMEDEN ÖNCE İKİ KERE DÜŞÜNÜN

Harekete geçmeden önce, nedeniyle birlikte hareketiniz hakkında düşünün. Eğer bir çalışanınız, sizi de etkileyebilecek bir yanlış yaptıysa, hemen bağırıp çağırmayın. En iyi karşılık (yanıt) üzerinde düşünün. Bunu iki kere yaptıktan sonra harekete geçin.

İki kez dinleyip, bir kez konuşmamız için, iki kulağımız ve bir ağzımız olduğunu unutmayın.

45. TEPKİ&YANIT (REACT VS. RESPOND)

Bu iki kelime, mutlu, istekli, pozitif insan ile üzgün, bitkin ve negatif insan arasındaki farktır.

Hayatınızda sizi direk yada dolaylı olarak etkileyecek şeyler olduğunda, buna yanıt verin. Yani, üzerinde düşünün, çözüme odaklanın.

Eğer tepki verirseniz, nedenleri atlamış ve o andaki duruma odaklanmış olursunuz. Sonuçta, daha fazla sıkıntı ve hayal kırıklığı dışında elinize bir şey geçmez.

Tepki değil, yanıt verin.

46. SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN DEĞERİNİ BİLİN

Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, kariyeriniz, eviniz yada başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. Kötü şeylerin hayatımıza nasıl girdiğinin önemi yok, biz sahip şeyler için şükretmeliyiz.

Farklı bir bakış açısıyla bakın ve hayatınızdaki güzel şeylerin tadını çıkarın.

47. HER ZAMAN MUTLU OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ

Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz.

Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer.

48. MANTIĞINIZLA HAREKET EDİN

Sorunlara mantığınızla yaklaşın. Duygularınızla hareket ederseniz, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.

49. DEDİKODUCULARDAN UZAK DURUN

Etrafınızdaki negatif konuşmalara katılmayın. Eğer, konuşmanın bu yönde ilerlediğini görürseniz, özür dileyerek kibarca oradan uzaklaşın.

50. GÜNE İYİ BAŞLAYIN

Güne gülümseyerek başlayın. Bugün, başarılacak ve hoşlanılacak pek çok şeye sahip olacaksınız. Hayat kısa..! Ancak, bugün geriye kalan hayatınızın ilk günü. Bunu asla unutmayın.

==================================================

MOTİVASYON MASALLARI

Pekçok insanın kafasında bir hedef vardır, fakat ona ulaşmak için adım bile atmazlar. Neden? Zihinlerindeki yanlış inançlar, masallar yüzünden. Aşağıdaki bölümde, başlıca yanlış inançlar ve neden onlardan sakınmanız gerektiğini bulacaksınız.

Beceremem, onu yapamam
Evet, yapabilirsin! Diğerleri ne yapabiliyorsa, sen de yapabilirsin. Aynı büyüklükte beyin, aynı iki kol ve bacak, her gün aynı zaman diliminde yaşayan kadın yada erkek tarafından yapılmış olan tüm olağanüstü şeyleri, sen de yapabilirsin.

Yarın başlarım
Belki, yapamazsın. Bugün yapabileceğin şeyleri asla erteleme. Yarın garanti değil ve geleceğin ne getireceğini kimse bilmiyor. Yalnızca şu andan eminsin. Buradasın ve hedeflerine ulaşabilirisin.

Bu benim için doğru olmayabilir
Uğraştığınız şeyin sizin için en iyisi olduğundan hiçbir zaman %100 emin olamazsınız. Çünkü sürekli yenilenir ve değişir. Hedefe yürürken pek çok kere yol değiştirirsiniz. Mükemmel fırsatlar kapınızı çalana kadar beklemeyin. Harekete geçin.

Çeviri ve adaptasyon Ergün GÜLER tarafından yapılmıştır.

Kaynak : Büyük oranda http://www.motivation123.com/free-kit.html adresinden yararlanılmıştır.

Kaynak : http://www.denizce.com/

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim | » yorum bırak;

Duygusal Zekayı Geliştirmek İçin 8 Altın Öneri

Yazan: MAXTR Nisan 13, 2007

Mesleki ve günlük hayatta başarılı olmanın en önemli etkenlerinden biri olan duygusal zeka geliştirilebiliyor.

Uzmanlar bunun için 7 öneride bulunuyor. www.duygusalzeka.com adresli internet sitesi, duygusal zeka konusunda yazı ve araştırmaları ziyaretçilerinin hizmetine sunuyor.

Sitede yer alan bilgilere göre, düzenli ve sistemli bir çalışma ile duygusal zeka öğrenilip, geliştirilebiliyor. İnsanların kişisel ve mesleki anlamda başarılı olmalarını IQ’dan çok daha fazla etkileyen duygusal zeka, insanların ortak duyguları, iletişim becerileri, insanlık anlayışları, incelik, kibarlık, nezaket gibi yetenekleri olarak tanımlanıyor. Duygusal zekası yüksek insanlar mesleki anlamda başka insanlar ile iyi iletişim kurabildiklerinden ve yönetme becerisine sahip olduklarından genellikle çok başarılı olurken, günlük hayatta da duygusal zeka insanların iş arkadaşları ve aile bireyleri ile iyi anlaşabilmelerini sağlıyor.

ÖNERİLER:

  1. Yardıma ihtiyacı olanları yüzüstü bırakmayın.
  2. “Kendinizi tanıyın: Kim olduğunuzu öğrenin. Duygusal zeka kendinizi tanımanızı şart koşar.
  3. Duygularınızı ve onları kontrol etmeyi öğrenin: Duygusal doğal ve insancıldır. Kendi duygularımızdan veya diğer insanların duygularından ne kadar az korkarsak, duygusal durumlarda ve duygularımızla o kadar rahat başa çıkabiliriz. Başkalarının duygularını anlamada ne kadar hakimseniz, onların duygularından korkmanıza da o kadar gerek kalmaz.
  4. Kendinizi, kişisel özelliklerinizi başkalarına açık tutun: Bizler hepimiz farklıyız. Farklı olmak, diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü olmak demek değildir. Onların dünyaya bakış açılarının sizinkinden farklı olduğunu ne kadar çabuk anlarsanız, onları da o kadar çabuk tanırsınız.
  5. İletişim kurma becerinizi geliştirin: İnsanlar arası iletişimi anlayın. Her türlü insanlar arası ilişkilerde, iletişim, bütünlük sağlayıcı, çok yönlü ve çok anlamlı bir konudur. Kendinizi ifade etme yöntemlerinizi geliştirin. Kelime haznenizi zenginleştirin. Her an yeni kelimeler öğrenin, özellikle de duygu ve düşünce ifade eden kelimeleri.
  6. Problem çözücü olun: Mümkün olduğu kadar çok çeşitli olaylar ve problemler üzerinde düşünün ve bunlara çözümler getirmeye çalışın.
  7. Eleştiriye açık olun: Eleştiriye açık olun, bırakın sizi eleştirsinler. Bundan rahatsızlık duymayın. Bu sayede kendinizdeki olumlu ve olumsuz yönleri öğrenme fırsatını elde edersiniz. Siz de eleştiri yapabilin.
  8. İnsanlar ile ilgilenin: Yeni insanlar ile tanışın onların kültürlerini öğrenin. Değişik insan psikolojileri hakkında bilgi edinin. İnsanları harekete geçiren akımları, onların hayat hikayelerini okuyun. Kendinizi ve diğer insanları keşfedin”.

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim, Zeka, Zeka Geliştirme | 3 Yorum »

Mutluluk İçin 14 Öneri

Yazan: MAXTR Nisan 13, 2007

Sevmek ve sevilmenin yanına bir de bunların ifade edilmesi eklenmelidir. Sizde eşinizle önerilerimize kulak verebilir, mutluluk için aslında minik adımların yeterli olabildiğini görebilirsiniz. 1. Tebessüm gösterin

Evliliklerde en çok yaşanan sıkıntıların başında eşlerin birbirlerine karşı asık suratlı ve somurtkan bir tavır sergilemeleridir. Asık bir surat, baskılanmış öfke ve sıkıntıların su yüzüne çıkmasına yardımcı olur. Asık bir surat negatif enerji yayar. Evinizi soğuk bir ortama çevirir. Halbuki güleryüz ve tebessüm, muhabbetin kaynağıdır. Muhabbet, bizi mutlu edecek yegâne ilaçtır. Eşinize karşı tebessüm göstermek zor olmasa gerek…

2. Eşinizin ellerinden tutun

El ele tutuşmanın stresi azalttığını biliyor muydunuz? ABD’de evli çiftler üzerinde yapılan bir araştırmada eşlerin birbirlerinin ellerini tutmasının sinirlerin fark edilir bir şekilde gevşemesine sebep olduğu görülmüş. Siz de eşinizin elini tutun. Duygularınızın daha rahat ortaya çıktığını göreceksiniz.

3. Sevdiğinizi sözle ifade edin

Sevgiyi ifade etmek kadınlara oranla erkekler için çok daha zordur. Erkekler sevdiklerini söylemezler. Hanımlar da genelde bundan şikayet eder. Halbuki biz Müslümanlara Peygamber Efendimiz’in (sas), “Mü’min, mü’min kardeşini sevdiğini söylesin.” tavsiyesi vardır. Müslümanlara söylememiz gereken sözleri eşimizden niye esirgeyelim ki? Sevdiğinizi söylemek erkeklere bir şey kaybettirmez…

4. Birlikte dua edin

Eşinizle oturun ve ellerinizi açın, birbiriniz için sesli dua edin. İçinizden geldiği gibi sözcükleri sıralayın. Dua etmek istediğinizden emin değil misiniz? O zaman bunun yerine sahip olduğunuz nimetleri saymayı deneyin. Her gün başınıza gelen üç iyi (büyük ya da küçük) şeyi yazın ve “Bu iyi şey neden gerçekleşti?” diye sorun. Araştırmalar bunu yapanların üç ay sonra ciddi derecede daha mutlu hale geldiklerini gösteriyor. 30 yıl boyunca duanın gücünü araştıran Harvard’lı bilim adamı Dr. Herbert Benson, bütün dua etme biçimlerinin stresi yatıştırdığını, bedeni sakinleştirdiğini ve şifalı bir gevşeme tepkisi uyandırdığını söylüyor. (Ömrünüzü Uzatın, Sally Brown Optimist)

5. Eve gelir gelmez pijamalarınızı giymeyin

İnsanlar, işe ya da bir gezmeye giderken güzel giyiniyor ve süsleniyor. Ama eve gelince hemen rahatlamayı düşünüyor, pijamalarını giyip öyle oturuyor. Bazı eşler neredeyse uzun süre birbirlerini iyi giyimli görmüyor. Eşler, işleri, dostları için giyindikleri, süslendikleri kadar eşleri için giyinip-süslenmiyor. Erkekler, eve gelir-gelmez pijamalarınızı giymeyin. Hanımlar, eşinizin geleceği saatte siz de neden güzel giyinmiyorsunuz?

6. Bayanların doğum gününü, evlilik yıldönümünü unutmayın

Hanımlar, evlilik yıldönümü, doğum günü gibi özel günlerde çok hassastır. Hatta ilk tanıştığınız günü, nişan gününü, evlilik kararını aldığınız günü bile sorabilir. Erkekler genelde özel günleri unutmaya meyillidir. Siz en azından doğum ve evlilik yıldönümünü unutmayın.

7. Sevgi notları bırakın

Eşinizin görebileceği yerlere sevgi notları bırakın. Evde minik kâğıtlara minik sözler yazıp kimsenin ulaşamayacağı (size özel yerler olursa iyi olur) yerlere bu mesajları bırakın. Sevginizi ifade etmek, bu duygunun beslenmesine vesile olacaktır.

8. Gezmeye gidiyormuş gibi giyinin, evde oturun

Eşlerin iyi giyinmesi, süslenmesi ve birbirlerine değer verdiklerini hissettirmeleri çok önemlidir. Ama bugün bu ters işliyor. İş ve arkadaşlar için iyi giyinilirken, eşler birbirlerine bu yönde değer vermezler. Siz de haftada bir gün güzelce giyinin; ama dışarı çıkmayın, evde baş başa vakit geçirin.

9. Emir kipiyle değil rica kipiyle konuşun

Emretmek, bütün konuşmalarda emredici bir üslup kullanmak hitap ettiğimiz kişiyi rencide eder. Bu, eşimizse daha da üzücü olur. Emir kipiyle konuşmak yerine, rica etmeyi denemek size ağır gelmemeli. Bu bizden bir şeyleri alıp götürmez. Bilakis bize daha da saygınlık kazandırır. Üstelik eşimizin bizim gerçekten hayat ortağımız olduğunu göstermiş oluruz.

10. Sabah kahvaltılarını beraber yapın

Evlilik hayatında eşler arasına iş ve çocuklar girdiğinde karı-kocanın görüşmeleri bile neredeyse asgariye iner. Siz bunun için ailenizin birlikte olduğu zaman dilimlerini iyi değerlendirin. Bu zaman dilimlerinden biri de sabah kahvaltılarıdır. Uyku mahmurluğunu yenip, eşinizle biraz da erken kalkıp kahvaltıda muhabbet etme fırsatı bulabilirsiniz.

11. Dışarıda baş başa yemek yiyin, “aynısı evde daha az maliyetli olur” diye düşünmeyin

Özellikle çocuk sahibi olan çiftlerin en önemli sorunlarından biri, kendilerine vakit ayıramamalarıdır. Bütün gün çocukla işle uğraşmak anne ve babayı yorar. Bir saat de olsa çocukları bir yakınınıza emanet edip, eşinizle dışarıda yemek yemek size güç katacaktır. Aslında ihtiyacınız olan, dışarıda yemek yemek değildir. Ama bu size farklı bir ortamda, yalnız konuşabilme, birbirinize vakit ayırma fırsatı verecektir.

12. Eşinizi kapıdan duayla uğurlayın

Özellikle ev hanımları sabah erken kalkmada zorluk yaşıyor ve eşlerini göndermeyi bir vazife addetmiyorsa, bunu bir daha düşünmeliler. Eşinizi kapıdan uğurlamak onun kalbinin bir yarısını evde bırakmasına vesile olur. Hele eşinize, “Biz açlığa dayanırız; ama ateşe dayanamayız. Bize helal rızık getir. Allah işini rast getirsin…” demek onu helal kazanca motive eder.

13. Eşinizin ailesine muhabbetle davranın

Eşlerin birbirlerinin aile yakınlarına söyledikleri hoş olmayan sözler, eşlerin duygularını da etkiler. Sizin hanımınızın amcasına ya da hanımınızın sizin ablanıza ima yollu da olsa söyleyeceği sözler, eşlerin kalplerindeki muhabbeti sarsar. Siz sevginize, başkaları yüzünden zarar vermeyin. Eşinizin ailesine gösterdiğiniz muhabbet, eşinizin size göstereceği muhabbeti de artıracaktır.

14. Hitap ederken güzel sözler kullanın

Eşlerin birbirleri hakkında ima edici, itham edici, yargılayıcı, denetleyici sözler sarf etmesi ve bunun davranışlarla da yapılması hep olumsuz sonuçlar doğurur. Eşlerin birbirine güvenini silip atar. Evlilikte güven kalktığı zaman da huzursuzluk başlar. İtham edici tavırlar, “sen bana göre değilsin” mesajı verir. Bu tavırlar sevgiyi öldürür.

AYŞEGÜL YARAR – Zaman Ailem

Yazı kategorisi: Yaşam/Sağlık | 1 Yorum »

Matematik Dersinde Üstün Başarı Yolları…

Yazan: MAXTR Nisan 12, 2007

 

Bir gün soru çözmemek için izin!

Demek bu gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım:

Sınava 180 gün var. Hafta içi her gün 8 saat okulun var bu 60 gün ediyor, geriye 120 gün kaldı.

Her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor. Bu da 180 gün içinde 8 gün ediyor, geriye kaldı 112 gün.

Hafta sonları dershaneye geliyor ve 5 saat orada bulunuyorsun bu da eder 11 gün, geriye kaldı 101 gün.

Günde ortalama 8 saat uyuyorsun bu da eder 60 gün, geriye kaldı 41 gün.

Hafta içi etütlere 3 saat katılıyorsun bu da eder 3 gün, geriye kaldı 38 gün.

Her gün yollarda eve gidiş geliş için 2 saatin gidiyor bu da eder 15 gün geriye kaldı 23 gün.

Zaten bu süre içinde en az 3 gün hastalık iznin olacak. Kaldı 20 gün.

Bu süre içinde 7 gün bayram izni kullanacaksın, kaldı 13 gün.

Şubat tatilinin bir haftasını dershaneye gelerek geçirecek geriye kalan 7 günü izin olarak kullanacaksın, geriye kaldı 6 gün.

Her gün yarım saat çay ve sohbet molası veriyorsun bu da eder 4 gün geriye kaldı 2 gün.

Günde 8 dakika aynanın karşısında kendini izliyorsun bu da eder 1 gün. Geriye kalıyor sadece 1 gün ve eğer ben sana bu 1 günü izin olarak verirsem sen nasıl sınavları kazanacaksın.

Toparlarsak;öğretmenlerinizi dinlerken düzenli notlar tutunuz. Dersten sonra eve gittiğinizde defterinizdeki notları temize çekin veya tekrar yazarak çalışın. Konuyu anlamadan sorulara geçmeyin, konuyu anladığınıza inandığınızda önce çözümlü sorulardan, sonra da test sorularından çözün. Soru çözerken problemlerde verilenleri ve istenenleri düzenli olarak bir kenara yazın. Soru çözerken sizi sonuca götürecek ipuçlarını belirleyin. Verilenleri işlem sırasına göre uygulayın. Sonucu bulun ve sağlamasını yapın. Matematik dersini öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir. Bu nedenle bol bol işlem yapın, eksiklerinizi tespit edin ve giderme yollarını araştırın. Şunu unutmayın ki başarısız olduğunuzda bile kendinizi motive etmeli ve “Her başarısızlık başarının ilk adımıdır.” sözünü kendinize rehber edinmelisiniz.

Öğrenmenin ilk adımı kişinin bilmediğini fark etmesidir. Öyleyse öncelikli olarak matematik dersi bakımından kendinizin hangi durumda olduğunu belirlemelisiniz. Bunun için size bazı ölçüler verebilirz:

1. “İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum

diyenlere ilk tavsiyemiz temel konuları çalışmalarıdır. rasyonel sayılar, sayılar ve işlemler, üslü ve köklü ifadeler, çarpanlara ayırma ve özdeşlikler konuları öncelikle öğrenilmelidir

2. İşlem kabiliyetim iyi; fakat konulara yabancıyım.”

diyen öğrencilerimize il tavsiyemiz bilgi eksiği olan konuların tam olarak öğrenilmesidir. İşlem kabiliyetinizin iyi olması, matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir

3. Konuları anlıyorum; fakat işlem kabiliyetim az .”

şeklinde durumunu tarif eden öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bol bol soru çözmeleridir.

4. “İşlem kabiliyetim iyi, hem de konuları biliyorum; fakat çok yanlış yapıyorum.”

biçiminde yakınan öğrencilerimize ilk tavsiyemiz soruları dikkatle çözmeleridir. İşlem kabiliyetiniz iyi ve konuları biliyorsanız matematikle ilgili sorununuz çözülmüş demektir. Yanlış yapmamanın veya az yanlış yapmanın en güzel yolu bol bol soru çözmektir. Yalnız bu yapılırken daha sonra bu çözülen sorular değerlendirilmeli, nerelerde hatalar yapıldığı belirlenmeli, çalışarak giderilebilecekse bu hatalar giderilmeli; çalışarak giderilemeyecek cinstense bir bilenden yardım alınmalı, sonra da bu hatalara bir daha düşülmemeye çalışılmalıdır.

GEOMETRİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ

Öğretmenlerinizi dinlerken düzenli notlar tutunuz.

· Dersten sonra eve gittiğinizde defterinizdeki notları temize çekin veya tekrar yazarak çalışın.

· Konuyu anlamadan sorulara geçmeyin, konuyu anladığınıza inandığınızda önce çözümlü sorulardan, sonra da test sorularından bir miktar çözün.

· Soru çözerken problemlerde verilenleri ve istenenleri düzenli olarak bir kenara yazın.

· Soru çözerken sizi sonuca götürecek teorem ve özdeşlikleri belirleyin.

· Verilenleri işlem sırasına göre formül ya da teoremlere uygulayın.

· Sonucu bulun ve sağlamasını yapın.

· Matematik dersini öğrenmek bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Yaparak ve yaşayarak öğrenilir. Bu nedenle bol bol işlem yapın, eksiklerinizi tespit edin ve giderme yollarını araştırın

1998-2005 tarihleri arasında OKS de çıkmış sorularını çözmenizi ve önceliğinizi 6 ve 7. sınıf konularına vermenizi tavsiye ederim.


Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim | 15 Yorum »